* YILDIZ TEKNİK ÜNİVERSİTESİ - GAYRİRESMİ ÖĞRENCİ ORTAMI
Soru-Cevap DİR HABER SERİİLAN
YILDIZZ ARŞİV
7.75 puan

SÖZ GÜMÜSSE SÜKUT ALTINDIR

Allah’in selam ve rahmeti , magfiret ve hidayeti hepinizin üzerine olsun.

Sizleri selamlarin en güzeli olan Allah’u Teala’nin selamiyla selamliyorum. Güzelligi arayanlar ,güzele yönelenler, güzele tabii olanlara selam olsun.

arkadaslar sizlerle paylastigim yazilari fazla sik ekliyemiyorum calismam münasebetiyle simdiden kusura bakmayin ve hakkinizi helal edin ins.

birde pazar gunu olan sinavim için dualarinizi eksik etmeyin ..

selam ve muhabbetlerimle...


"Konusulacak yerde susmak, Susulacak yerde konusmak." (Sadi)

Her insan konusmayi ve susmayi yerine ve zamanina göre en güzel sekilde ayarlamasini bilmelidir.

Atalarimiz da: "Çok söz yalansiz, çok para da haramsiz olmaz." demistir. Bir de söyle güzel bir ifade vardir türkçemizde: "Bilirsen güzel kelam söyle ibret alsinlar, bilmezsen sükut eyle adem sansinlar." Allah insana bir agiz, iki kulak vermistir. Bunun da en bariz sekildeki manasi: "Bir konus, iki dinle" demektir. "Söz gümüs ise, sükût altindir" cümlesini hemen hemen hepimiz hem çok kereler duymusuz, hem de ayni sekilde söylemisizdir.

Konusma; insanin, hemcinslerine meramini anlatabilme özelligidir. Cenab-i Allah (c.c.) bu müstesna özelligi canli varliklar içinde yalniz insanlara bahsetmistir. Insani diger yaratiklardan ayiran ve ona ayri bir deger kazandiran konusma, tarifi mümkün olmayan çok üstün bir meziyettir. Onun için her insan konusma usül ve üslubunu yerli yerince kullanmalidir. Konusma; insanin kisiligini, seviyesini ve seciyesini sergiler. Zaruret miktari kadar konusmali, sayet konusmayi gerektiren bir ortam yoksa sükut etmelidir. Dile hakimiyet, sahibini yüceltir. Konusma organi olan dili gelisigüzel ve uluorta kullanmak ise sahibini toplum içinde sahsiyetsiz ve seviyesiz kilar.

Sessiz kalmak, sükutu tercih etmek dil için en güzel ve en uygun terbiye metodudur. Allah'in Rasulü (s.a.v.) Efendimiz Ebu Zerr (r.a.)'e yapmis oldugu bir nasihatlarin da: "Sen çogu zaman sükut etmeyi tercih et. Bu sana, dininde yardimci olup, seytani kovar." buyurmuslardir. Baska bir mübarek sözlerinde Peygamber (s.a.v.) Efendimiz: "Kisinin kendisini ilgilendirmeyen hususlari terketmesi kamil imanin sanindandir." buyurur.

Malayani denilen bos lakirti ve gereksiz sözlerden daima uzak kalinmali. Diline böylesine sahip olan kimseler Allah (c.c.) yaninda yüksek makam ve mevki sahibi olur. "Dilim, senden çektigim zulüm" demis hal ehli. Manasiz sözler, yersiz konusmalar, dünya veya ahiret için hiçbir yarari olmayan ifadeler ile yalan ve iftiraya yönelik lakirtilar dinimizde kesinlikle yasaklanmistir. Bütün bu gerçekleri gözler önünde bulundurmasi gerekli olan her müslüman konusmalarinda dogrulugu ve ciddiyeti esas olarak ele almalidir. "Samatasi çok olanin, hatasi da o nisbette çok olur." demis atalarimiz.

Malik (r.a.) Yahya bin Sa'd (r.a.)'dan sunu rivayet eder: "Isa (a.s.) yolda duran bir domuza -Allah rahatlik versin- dedi. yanindakiler: -sen bir domuza mi söylüyorsun- dediler. Isa (a.s.) Ben dilimi, kötülügü söylememeye alistiriyorum" diye cevap verdi. Nerede olursak olalim, sartlar neyi gerektirirse gerektirsin dilimizi kötü, çirkin ve kaba sözlere alistirmaktan uzak kalmaya özen göstermeliyiz. Dili yüzünden basina gelen türlü felaketler karsisinda: "Dilim, dilim dilim dilmeli seni." diyen kisinin feryadi kulak ardi edilmemelidir.

Ankebut Suresi 46'nci ayeti kerimesinde Rabbimiz söyle buyurur: "Içlerinden zulüm edenler müstesna olmak üzere, ehli kitap ile en güzel (sekilden) baska bir suretle mücadele etmeyin." Müslüman, kitap ehli olan yahudi ve hiristiyanlarla bile mücadelesini en güzel sekilde sürdürmeli, dilini kötü sözlerden korumada gerekli hassasiyeti göstermelidir.

"O çok esirgeyen Allah (c.c.)'in has kullari ki onlar, yeryüzünde vakar ve tevazu ile yürürler. Kendilerine beyinsizler hosa gitmeyecek laflar attigi zaman -selametle- deyip geçerler." (Furkan-63) "Bunlar yaramaz lakirtilari isittikleri zaman ondan yüz çevirirler ve (bizim amellerimiz bize, sizin amelleriniz size aittir.) Size. Biz cahilleri aramayiz dediler." (Kasas-55)

Bazi insanlarin isi-gücü gevezeliktir. Çeneleri oldukça kuvvetli olan böyle kisiler herkesle münakasaya ve münazaraya girer, gevezelik sanati olan kimseler yerini, zamanini ve mekanini dahi hesap etmeden hep konusur, daima konusur. Bu konusmalarinin pek çogu malayani cinsinden olup hiç kimseye en ufak yarar saglamaz. Ancak kisinin günah hanesinin kabarmasina, vebalinin büyümesine sebep olur. Allahr17;in son elçisi Hazreti Muhammed (s.a.v.) Efendimiz Tirmizi'de geçen bir mübarek sözlerinde: "Hidayet üzere olan bir topluluk tartismaya girmeden dalalete (batila yönelmeye düsmez." buyurur.

Rasulullah (s.a.v.) Efendimiz baska bir hadisi seriflerinde söyle buyururlar: "Allah (c.c.) ineklerin ot yerken agizlarini geveledikleri gibi insanlara karsi agizlarini geveleyen bu ve bunun gibi insanlari sevmez. Allah (c.c.) onlarin agiz ve yüzlerini cehennemde evirip çevirecektir." Baskalarini güldürmek için acayip kiliklara girmek, insanlari taklit etmek hem dini kurallara, hem de adabi muaseret ve görgü kurallarina ters düser. Onun için her müslüman böylesine yasaklanmis ve çirkin fiillerden ve eylemlerden son derece sakinmali, dilini ve diger bütün iç ve dis organlarini yerli yerinde kullanmasini bilmelidir. Inanan insanlardan beklenen budur.

Fuzuli konusmalar ve gereksiz tartismalar insani günah yükü haline getirir. Onun için her insan Sadi'nin dedigi gibi: "Konusulacak yerde susmayi, susulacak yerde de konusmayi" iyi ayarlamasi lazimdir. Diline geregi gibi sahip olmasini bilen insanlarin dünya ve ahiret hayati mamur olur. Insanlarin çogu bugün için bir tartisma hastaligina yakalanmistir. Hiçbir dini mesele tartismayla çözülemez. Bunun için inceleme ve arastirma esas olmalidir. Bazi Sahabe-i Kiram Efendilerimizden rivayet edilen bir hadisi seriflerinde Allah'in Resulu söyle buyurmustur: "Biz dini konularin birinde tartisirken Rasulullah (s.a.v.) çikageldi. O güne kadar görülmedigi tarzda öfkelendi ve bizi azarlayarak söyle dedi: (Ey Ümmeti Muhammed! Yavas olun ve kendinize gelin, sizden önceki ümmetleri bu gibi bos tartismalari yok etmistir. Tartismayi terkedin. Tartismayin, çünkü tartismanin zararlari açik ve kesindir. Tartismayin, çünkü kisiye kötülük olarak tartismaci olmasi yeter. Tartismayin, çünkü tartisan kimseye kiyamet gününde sefaat etmem. Tartismayin, ben tartismayanlara, biri kösede, biri ortada ve biri de en yüksekte olmak üzere cennette üç kösk vermeyi üzerime aliyorum. Bunlarin en yüksegi hakli oldugu halde tartismayi terkeden içindir. Tartismayin, çünkü putlara tapmaktan sonra rabbimin beni nehyettigi ilk sey tartismadir." (Taberani'de geçen bu hadisi serife riayet eden iki cihanda da selamete nail olur.)


Hümeze Suresi'nin 1-4'ncü ayetlerinde de söyle buyurulur: "Veyl olsun (insanlari arkalarindan çekistiren) her ayiplayiciya. Yüzlerine karsi dil uzaticiya o ki; bir çok mal toplamis ve onu sayip durmaktadir. Saniyor ki onun mali kendisini (dünyada) ebedilestirecektir. Hayir. (Mali onu kurtaramaz) Muhakkak ki o atese atilacaktir."

Ayetlerle, hadislerle ve bazi güzel sözlerle dilin ve konusmanin felaketlerini anlatmaya ve aktarmaya çalistik. Diline sahip olan kendisini selamette bulur. Yalniz insanlara verilmis olan konusma, bir tanisma, bir anlasma aracidir. Bu çok önemli özelligi gayesi disinda kullanmak sahibini hem geçici olan dünyada, hem de ebedi olan ahiret hayatinda zelil ve rezil edir. Böyle bir akibete düçar olmamak için dil denilen o küçücük et parçasina ve agzimizdan çikan her söze, her kelimeye ve her cümleye hassasiyetle dikkat etmemiz ve kontrol altinda bulundurmamiz lazimdir.

Allah'a emanet olun...

selam ve dua ile...

» ayaz | » 7/12/2007 11:12:00 PM