* YILDIZ TEKNİK ÜNİVERSİTESİ - GAYRİRESMİ ÖĞRENCİ ORTAMI
YILDIZZ DÖK İÇİNİ RAHATLA (DİR)
9.6667 Puan, 6 Yorum

Kendi kendime konuşasım varmış


7 yıl oldu yıldıza kaydolalı, orayı bitirmeden başka bir üniversiteye geçeliyse 2 yıl. Bu siteninse adını bile unutmuşum bugün farkına vardım.

1 saat önce bölümden bir arkadaş aradı, onun bir arkadaşı yıldıza geçecekmiş yüzde kaç ingilizce falan filan bişeyler sordu. Ne bileyim dedim. 5 yıl yıldızdaydım toplam kaç gün gittin okula desen 3 ay etmez, birinci sınıf birinci dönemi saymazsak. Nerden bilicem dimi yüzde kac ingilizce. Bu soru üstüne nadir de olsa girdiğim dersleri hatırlamaya çalıştım, ingilizce konuşan bir hoca gelmedi gözümün önüne. Tam o an bu sitenin ismi aklıma geldi. Söyle siteye kaydolsun, orda sorarsa, bilen biri cevap verir dedim.

Siteyi uzun, daha doğrusu uzun olup olmadığını bilmediğim sadece bana uzun gelen, bir zamandan sonra hatırlamışken girip bakmaya karar verdim. Nedendir bilmem ana sayfayı, soru&cevap ı, dir i filan görünce bi içim ısındı. Öyle aman aman bişey yazmışlığım, konulara dahil olmuşluğumda yok aslına bakarsan burda.

Vizontele filminin bir kahvaltı sahnesinde belediye reis i hayırsız oğluna kızıyo, bi işe yaradığın yok sürekli içiyosun diye, onun cevabı ise "sürekli değil baba, arkadaşlarla, bazı bazı". Bende aynen böyle bazı bazı girip soru sormuşum bişeyler cevaplamışım.
2 tane dir açmışım, birinde başlık olarak "konuşmaya ihtiyacım var" yazmışım. nicklerini
buraya yazmayacağım iki arkadaş da yazmışlar altına hayırdır derdin ne diye. hatırlamıyorum bile böyle bir dir açtığımı. gerçi sorduğum sorularıda hatırlamıyorum, 32 tane sorusu sormuşum birini bile sorduğumu hatırlamıyorum, ama yinede içim ısındı.

Hayırdır diyen o arkadaşlar, kusuruma bakmayın cevap yazmamışım ne halt ediyoduysam o sıra, ilginize teşekkürler eyvallah.

Az önce siteyi açtığımda sorucevapta n/a in bir yazısını gördüm, silindi galiba bulamıyorum şimdi. 2010 da benim sorduğum bir soruya cevap vermiş, hala burda adam yada madam, helal ne diyim.

Şimdi aklıma geldide her dönem başında inatla okula geldiğim o iki hafta boyunca davutpaşadan eve dönmeyi hiç özlememişim. Köpekleri özlemişim, köpekler güzel hayvanlar.

Sanırım söyleyeceklerim bu kadar. Burayıda özlemişim, büyük ihtimalle sabaha unutmuş olucam yine. Ne zaman hatırlarsam artık.

ha bu arada beşiktaş ta balkanla bkm nin arasında yer altında bi bilardocu var, iki yıl boyunca haftada bir gittim adını bile bilmiyorum sorun bende galiba, neyse güzel mekan orası. Gidin oraya pişman olmazsınız.
» syntax » 4/12/2017 10:48:00 PM | 583 görüntüleme |
Origamikusu (4/22/2017 3:57:00 PM)
niye değiştirdin okulu? pişman mısın? ve nereye geçtin? gün gelir de yine girersen siteye cevaplarsan teşekkür ederim şimdiden
syntax (4/23/2017 6:48:00 PM)
beklediğim gibi unutmadım girip bakıyorum artık. Uzatmadan nasıl anlatırım diye düşünüyorum ama pek bir cözüm bulamadım. Başımdan geçenleri anlatmaya çalışayım.

Ben tembel bir adamım, her konu için böyle değil bu tabii, meraklanmadığım sürece bir işin peşinde koşan bir adam olmadım. merak ettiğim için sanayide mobilyacılarda filan çalışmışlığım var, bunların birine yıldızı kazandığım belli olduğu yaz gittim, ustalar sorardı necisin diye söylerdim bende liseyi bitirdim yeni yıldız tekniği kazandım mühendis olucam derdim, o kadar puan yapmışssın polis niye olmadın derlerdi. istanbula gelip bir yaz çalışmışlığımda var lisede, lalelideki tekstil ithalatçılarında, bir yaz boyu çuval taşıdım bantladım canım cıktı ama keyifliydi, üniversiteye gitmek istemenin garip karşılandığı ortamlar buralar, ne işe yarıyacak ki derler sana, gel burda iş öğren okuyup napıcan derler, ve bunu o kadar ciddi söylerler ki lan acaba ben mi bişeylerden haberdar değilim dersin. Bunları niye söylüyorum, tembelliğimi anlaman için, işten kaçan biri olmadım hiç. Ama meraklanmam keyif almam lazım.

Benim şansımmıdır bilmem, yıldız da bir kez olsun hiçbir işimi hallemedim. Ne hocalarla, ne idareyle. Okula kayıtlı bir öğrenci olarak ilk geldiğim gün, bir torba laf yedim danışmanımdan. Sebep de şuydu, ders seçimim sırasında bir dersimi alamadım. Çünki 68 kişilik sınıfın alması gereken dersin kontenjanı 50 ydi. Yetişemedim bende alamadım. Zaten ömrümde ilk kez internetten ders seçmeye çalışıyorum konu hakkında hiçbir fikrim yok. Liseden gelmiş bir öğrenciyim ben ömrümde gidip ders seçmişliğim yokki, ne yapmam gerektiğini bilmiyorum. Neyse danışmanımın yanına gittim, sıramı bekledim, kapıyı çalıp girdim günaydın nasılsınız hocam diyerekten saygılı bir şekilde sorunumu açıkladım. Bunu takip eden 10 dakika içinde danışman hocam, hakkında hic bir fikrim olmadığı bir konuda hata yaptığım için, gerizekalı olduğumu beyan etti, bu okulda okumayı hak etmediğimi bu okulu nasıl olduda kazandığımı anlamadığını bildirdi. Bunun ardından dersimi seçti benim için saolsun. Bişey diyemedim tabiki çocuk olduğum için, herhalde saygısızlık ettim dedim anlamadım bile niye sinirlendiğini. Bu siftahla beraber başladı benim yıldız maceram, yavaş yavaş usis i ögrendim, dersin hangi sınıfta olacağının yazması gereken kutucuklar içinde "diğer" yazdığını her gördüğümde delirdim. Çok ders kaçırdım hangi sınıf ta olmam gerektiğini bilmediğim. Sınav a girememişliğim bile var, hoca ögrenci işlerine bildirmeden sınıf değiştirdiği için. Öğrenci işleri demişken ordada çok maceram oldu, ders sınıfı sorup ben ne bileyim cevabı almışlığım vardır. Sebebini anlamadığım bir şekilde küçümserler öğrenciyi orda, özellikle kompleksli insanlarımı alıyolar bilmiyorum, ama küçümsenirsin her soru sorduğunda yüzlerinde okursun o "malmısın" sorusunu. Haklarını vermek lazım gerçi, okuldan kaydımı aldırmak için muhattap olduğum genç bir adam ve okul arşivinde bulunan, fikirleri bakımından benimle uyuşmayan ama iyi bir insan olan yaşlı abi, iyi insanlardı, seninde bir insan olduğunun farkındalar yani.

Derslerime giren hocaların yarısı oldukça iyiydi, dinlemekten keyif alırdım, soru sorardım açıklarlardı. Özellikle, hala aynımı bilmiyorum ama benim dersine girdiğim fizik bölüm başkanı gerçekten kaliteli hocalardandı nadir rastlanır hocalardan. Diğer yarısı vasattı, zaten çoğunlukla kendi fakültemden ders alamazdım kontenjan dolduğu için. Benim için açılan dersin kontenjanı nasıl dolabilir ben o dersi almadan onuda anlamadım hiç.

Mühendislik derslerinde sure ayet okuyan hocalarım oldu, özellikle metal lerin birbiriyle yaptıkları bağları ayetlerle açıklayan bir hocam oldu, vizede bir soruya bu ayetleri yazarak cevap verdim ve tam puan aldım. Yanlış anlaşılma olmasın bu noktada, bir insanın neye inandığı neye tapındığı beni ilgilendirmez. Bana ne bundan sonuçta. Ama mühendislik dersine girip böyle anlatırsan ben napıcam, arge lab ına girip ayet mi okuyucam, gerekli kompozit oluşacakmı böyle.

Bunlara benzer durumlarla karşılaştım sürekli. Burda 3-4 tane olay yazdım, benim 5 yılım bu durumlarla geçti.

Bilmiyorum belki de hep bana denk geldi bunun gibi olaylar yada belki de herkes aynı durumdaydı ama ben tepki veren azınlığın içindeydim, bilmiyorum gerçekten. Ama beni ciddi şekilde soğuttu bu olaylar, zaten okula gitmemek için sebep arayan biriydim, böyle böyle gitmez oldum okula. Her dönem başlangıcı bu dönem başlıyorum dedim maksimum 3 hafta sürdü o merak, yukarda anlattığıma benzeyen durumlar yüzünden. Doğal olarak devamsızlıktan kaldım sürekli derslerden. Bi yerden sonrada uğraşasım hiç kalmadı. Buda benim tembelliğimin ürünüydü.

Değiştirme kararımı verme sebebim buydu, okula gitmeyeceğimi anlamış olmam.

Değiştirmeye karar verdiğimde çevremdekiler, pişman olursun yıldız tekniği ve istanbulu bırakırsan, dediler. Kendi ailemde aynısını dedi, aptalmısın yıldızı bırakıyosun kayseriye erciyese geliyosun. Bu arada kayseriliyim ben, ailemin yanına döndüm yani. Burda da erciyes üniversitesi vardı elektrik elektronik mühendislğine geçtim. Neyse pişmanlığa dönelim, dediğim gibi çevrem dekiler çok uyardı pişman olursun diye, açıkçası ben pek bilmiyodum pişman olurmuyum olmaz mıyım. 2015 yazında geldim buraya dolayısıyla 2 yıla yaklaşıyo burda geçirdiğim zaman. Henüz bi pişmanlık hissetmedim. Yıldızda bölüm derslerine bir iki sefer girdim, ve burdada bölümüm farklı dolayısıyla bölüm dersleri açısından pek bi yorum yapamam. fizik mat kimya filan baya aynı sınavların zorluğu kolaylığı açısından, ders aynı ders sonuçta sorular ne kadar değişebilir. Hocalar dersen o yönden değişen pek bişey olmadı hem iyiler hem kötüler var. Bilgili olanı bilgisiz olanı, iyi bir öğretmen olanı kötü bir öğretmen olanı, bunların hepsinden yıldızda da vardı burda da var. Ama daha bir kez sınıfımı bulamadığım olmadı, danışmanımdan küfür işitmedim, öğrenci işleri güleryüzlü insan gibi davranıyolar.

Tabi diplomamda yıldız teknik yazmayacak o duruma yapabileceğim birşey yok, ama şu devirde çabalayan insanın kendini geliştirmesi oldukça kolay o yüzden pek sıkıntı çekeceğimi zannetmiyorum.

İşin garip tarafı yıldızda yaşadığım sorunların bazılarını, burda sevdiğim hocalarımla paylaştım, kimse garipsemedi, biliyolarmış zaten böyle olduğunu. Anlaşılan tercih yaparken bilmeyen bir tek ben mişim.

Bana bunları sormandan, seninde biraz tereddütün, gitmeye niyetin varmış gibime geldi. Gitme niyetin olan okul, imkan olmayan bir şehirde, gerçekten vasat bir üniversite olmadığı sürece herhangi birşeyden korkmana gerek yok. Dersler yine aynı dersler, gano yine aynı gano. Derslerin dışında çabalayıp kendini konunda geliştirmezsen nerden çıktığının bir önemi yok.
syntax (4/23/2017 7:09:00 PM)
Eksik bırakmışım biraz, birkaç yerde yazım hataları var ama editleme seçeneğini bulamadım yapıcak birşey yok.

İstanbulda ben hiç yurtta kalmadım, evim oldu hep. Başta davutpaşadaki yurda başvurmuştum aslında adını hatırlayamıyorum şuan ama çıkmadı bana. 3 farklı evim oldu istanbulda farklı bölgelerde, erkek ev arkadaşım oldu, kız ev arkadaşım oldu, yalnız başıma da kaldım. Kira ödemeyi fatura ödemeyi özlediğimi söyleyemem ama evimi özlüyorum. Beşiktaşta kaldım son 2-3 yıl arası abbasağanın yanı başında. O evimi oldukça özlüyorum. İlk postumda bahsettiğim bilardocuyu çok özlüyorum. Balkanda yemek yemeyi özlüyorum. Hala aynı mı çıtır bilmiyorum ama çıtır da en üst katta köşede oturmayı özlüyorum.

Şimdi sahip olduklarımla karşılaştırdığımda geri dönmeyeceğimi gayet rahatlıkla söyleyebilirim. Yinede balkanda sebzeli kebap yiyip bilardocuya inmek hoş olabilirdi şimdi.
Origamikusu (4/24/2017 11:05:00 PM)
benim yıldızda 3. senem, hazırlık okumadım fakat şu an 3. sınıf derslerimi alamıyorum repeat'im yani anlicağın ve 1.99 da kalan bi ortalamayla repeat oldum. Bu dönemse alabildiğim 2 ders var mat2 fizik2 ve hem dersler sebebiyle hem de ortam sebebiyle şu an okuldan acayip derecede soğmuş durumdayım. Bu arada ben kimya okuyorum fen edebiyatta ve 1 yıldır lablara inemediğim için de bu soğukluk. araştırdım araştırmadım da değil, fakat ben istanbulda yaşıyorum ve okulumu nasıl neye göre değiştiririm onuda bilmiyorum yani 2014 giriş puanımla mı yoksa ortalamamla mı. Herkes farklı bi şey diyo. Bölümümü değiştirmiceksem okul değiştirmemin bi anlamı da yok bölüm değiştirsem naparım onu da bilmiyorum. İşin garip tarafıysa benim bütün tercihlerim kimyaydı, severek geldim buraya yani. Severek geldiğim biyerden soğuduysam nereye gidersem gideyim bu benim biraz maymun iştahlığım olucakmış gibi hissediyorum. Bunu aileme söylediğimdeyse babam 'bu okulu bitirde sonra napıyosan yap' dedi. Ben de şu anda hangi okulda yaz okulu alabilir de bu servis derslerinden kurtulabilirim diye bakıyorum. Senin de bahsettiğin gibi ben de sevdiysem yaparım bazı şeyleri ama mesela şu an okulu dondurupta bidaha hazırlanıcak azim mi diyeyim yok bende üşenirim çünkü biyerden sonra çok uzun vadeli şeylerde ve ne istediğimi bilmeden yola çıkarsam daha da batarım ve 1 yılım daha çöp olur diyede korkuyorum. Ama bence şu an mutluysan nerde hangi üniversitede okuduğunun, mezun olduğunun bi önemi yok çünkü severek okumuş ve severek o mesleği yapmış olucaksın. Teşekkür ederim bu arada üşenmeyip yazmışsın
syntax (4/25/2017 4:45:00 PM)
Ben 2010 giriş puanım la geçiş yapmıştım, not ortalamasıyla geçiş konusunda pek bilgim yok ama 1.99 ortalama bunun için düşük kalır diye düşünüyorum. Yatay geçiş mevzuatını okumanı tavsiye ederim çok uzun bir belge değil zaten.

Benim fikrimi sorarsan yatay geçişle uğraşma derim. Altta kalan derslerini ver yoluna devam et. Böyle dememin sebebi ben yıldızda 5. yılımı bitirdiğim sırada transkriptimde 3 tane verdiğim ders vardı ki onlarda okul başlangıcında hazırlık muafiyetinde aldığım not sayesinde muaf kaldıklarımdı. Dolayısıyla okula devam etmeye niyetlensem sıfırdan başlamam gerekiyodu. Yeni bir okula geçmeye karar verirsen göz önünde bulundurman gereken şeyler var. Okulda tanıdığın kimse olmayacak, ne öğrenci ne öğretmen nede memur. Okulun işleyiş şekli hakkında bir fikrin olmayacak. Tanıdığın öğrenci olmaması çok mesele değil aslında, sana yardımı olur ama şart değil. Öte yandan öğretmenlerini tanımak güzel bir avantaj.

Senin önünde vermen gereken 4 dönem ve altta kalan derslerin var yanlış anlamadıysam. Bu ders topluluğunu başka okula geçsende orda kalsanda vermek zorundasın mezun olabilmek için. Bölümünde sevdiğin saygı duyduğun ve senin ilgilendiğin uzmanlık alanına dahil bir hocan varmı bilemiyorum, eger varsa böyle biri, altta kalan derslerini dişini sıkıp ver onun ardından tübitak 2209-b fonunu araştır( google a yazdığın anda çıkacaktır), o hocanı kendine danışman seçerek başvur bu fona. Bunun sayesinde bitirme tezini erken halletmiş olursun, proje tecrübesi edinmiş olursun ve hocaların araştırma projelerine dahil olma fırsatın olur dolayısıyla istediğin gibi lab da vakit geçirmeye başlarsın.

Aile meselesine gelince ,"okulu bitirde napıyorsan yap" demesi kötü niyetle söylenmiş bir şey değil, boşta kalmanı istemiyor sadece. Meselenin odağında sen varken böyle lafların ters düştüğünün farkındayım ama mutlu olmanı istemediği için değil bunlar, sonrasında rahat edebilmeni istediği için. Meselenin odağında ben varken bu son yazdığım 2 cümleyi duymak beni hep sinirlendirmiştir, ama gerçek bu.

Senin benimle kıyaslandığında büyük bir avantajın var neyi sevdiğini başta biliyormuşsun. Benim durumumda matematik ve fizik de başarılı olduğum için senden mühendis olur dediler bende 30 tane istanbul da bulunan mühendislik bölümü yazdım, yıldız metalurji geldi. metalurji nin ne olduğunu bile bilmiyordum ben bölümü kazandığımda.

Şuanda kimya dan soğudum diyorsun ama bu sadece labda vakit geçirememenden kaynaklı birşey mi yoksa kimyanın senin başta düşündüğün gibi olmadığının mı farkına vardın bu sorunun cevabı oldukça önemli. Ben mesela oldum olası kimya dan nefret ettim, lisede kimya hocamdan yumruk yemiş olmamın da biraz etkisi var bunda tabi ama o yumruğu yemesemde birşey değişmezdi. Geçiş yaptıktan sonra malzeme fiziğiyle uğraşan birkaç hocanın projesine dahil oldum biraz şans ve biraz da ingilizcem sayesinde. Lab da vakit geçirdikçe kimya ya karşı olan düşüncelerim değişmeye başladı. Benim nefretimin sebebi bu dersin hep kağıt kalem üzerinde kalmasıymış. Başta bahsettiğim konuya geri geliyoruz, tekrar lab a iner hale gelebilirsin, hatta kendi istediğin konuyu araştırmak için araştırmacı olarak inebilirsin.

Tekrar hazırlanmaya karar vermeden önce, alabileceğin en yüksek puanı aldığında ne olacağını iyi düşün. Nereleri yazabilirsin, hangi bölümü okumaktan ve o işi yapmaktan keyif alabilirsin bunları kastediyorum. Küçük bir örnek vereyim ne yapman gerektiğine dair, kimyayı sevdiğine göre eczacılık da ilgine çekmiştir diye düşünüyorum. Ama eczacılık mezunlarının nerdeyse tamamı ilaç satan bir bakkal açıp gün boyu o dükkanda oturur.

Ben hala bilmiyorum neyi yapmak istediğimi ama yaptığım onca hata arasında birkaç doğru adım atmayı başardım. Havacılığa merak sardım mesela son birkaç aydır onunla uğraşıyorum.

Gene lafı fazla uzatmışım gibi. Rica ederim üşenecek birşey yok ortada.
amir (6/18/2017 12:20:00 PM)
ne varsa bu okulda.. için ısınıyor.
YILDIZZ ARAMA